Almanya’nın Brühl kentinde Türk Kültür Ocağı’nda düzenlenen “Farklı Bir Toplumda Sosyal Uyum” temalı konferansa Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff konuşmacı olarak katıldı.

Christian Wulff, “Almanya’da yabancı düşmanlığının göçmenlerin bulunmadığı yerlerde çok, onların yaşadığı bölgelerde ise az. Bu durum da önyargılı olmayanların bir arada kardeşçe yaşayabildiğini gösteren en güzel örnek. Çeşitlilik ve farklılıklar içinde toplumsal birliktelik, gelecek yıllarımız için en önemli konulardan biri. Ailem ve onların aileleri savaştan sonra ülkeyi büyük fedakarlıklarla inşa ettiler. Benim kuşak iki Almanya’nın yeniden birleşmesini başardı. Şimdiki aktif kuşağı bekleyen en büyük görev ve sorumluluk, toplumdaki bu birlikteliği sürdürmek. Onun daimi olması için onu beslemek. Birbirimize karşı değil, birbirimizle beraberce konuların temellerine inmek.” ifadelerini kullandı.

11 Eylül öncesi Almanya’da olduğu gibi tüm dünyada birliktelik ikliminin olduğunu ancak 11 Eylül olaylarının çoğu insanı tedirgin ettiğini anlatan Wulff, “Almanya Kendini Yok Ediyor” isimli kitabıyla göçmenleri aşağılayıp büyük tartışmalara neden olan politikacı Thilo Sarrazin ve onun zihniyetindeki yabancı düşmanı akımları eleştirdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı döneminde, iki Almanya’nın birleşme bayramında yaptığı tarihi konuşmayı hatırlatan Wulff, “Hristiyanlık ve Yahudiliğin belirlediği değerlerimizin yanında, ‘Artık İslam da bize aittir, parçamızdır’ dedim. 4-5 milyon Müslümanın yaşadığı Almanya’da bu insanlar sadece birey olarak değil, onların dinleri kültürel değerleri, imamları, camileri dini ve kültürel yaşama şekilleri de de bize ait parçalar. Anayasamızın ilk başında, ‘İnsanlık onur ve haysiyeti dokunulamaz’ diye yazıyor, 3. maddede ise ‘Kimse inancından dolayı dışlanamaz, ötekileştirilemez’ diyor.” dedi.

Avrupa’da yaşanan 30 yıllık savaşlardan ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Wulff, “Bu dersleri de her daim diri tutup, şiddetle ilgili her türlü adım ve girişimlerin karşısında olmalıyız. Birinci ve ikinci dünya savaşlarını iyi anlayıp, bir daha bu tür kötülüklerin yaşanmaması için devamlı uyanık olmalıyız. Ülkemizde, azınlıklara yapılmış olan yanlışların ve zulümlerin, günümüzde unutulduğunu görmek üzücü.” ifadelerini kullandı.