Türkiye’nin Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği, Türkiye’nin Köln Başkonsolosluğunun konferans salonunda koruyucu aile bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Toplantıya sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Programın açılışını Türkiye’nin Köln Başkonsolosu B. Ceyhun Erciyes yaptı. Erciyes, yaptığı konuşmada şu hususlara değindi:

“Koruma altına alınan çocuklar toplumumuzun kanayan yarası. Aslında büyük toplumlarda bu hayatın bir parçası. Bu çocuklara koruyucu aile veya vasi olarak sahip çıkmak için daha çok ailelerin bu konuları sahiplenmesi gerekiyor. Bu tek başına devletin yapabileceği bir şey de değil. Devlet Aile Ataşelikleri açarak bu konuda kendi düşeni yaptı. STK’ların da meseleye sahip çıkması gerekmektedir. Zaten dinimizde de yetime sahip çıkmak sevapların en büyüğü olduğu gibi onlara zarar vermek de günahların en büyüklerindendir. Bu toplantıda sadece bir çocuğun hayatını kurtarmaya vesile olabilirsek yapılan bu çabaya değer.”

Daha sonra Köln Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Muharrem Kuzey söz aldı. Kuzey şunları ifade etti:

“Bir insana kol kanat germek, ihtiyaç sahiplerine destek olmak dinimizin de ötesinde aslında insan olmanın bir gereğidir, aslında hepimizin bir görevidir. Peygamberimizin hayatında bir yetimin başına okşamanın ne kadar önemli olduğunun bir çok örneklerine rastlıyoruz. Kendisi de bir yetim olarak büyüdü. Yetimlere sahip çıkmak aynı zamanda kendi kalbimize de şekil veriyor, düşünce ufkumuzu genişletiyor.”

Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı ise konuşmasında şunları ifade etti:

“Koruyucu aile belgeselinde gösterilen aileye atıf yaparak çok kültürlü bir toplumda yaşadığımızı belgeselde anlatılan çocuğun annesinin İtalyan, babasının Türk olduğunu, annenin intihar ettiğini, babanın çocuğunu terk ettiğini, ona sahip çıkan ailenin babasının Türk, annesinin Alman bir müslüman olduğunu dile getirdi. 3 yaşında sahip çıkılan çocuk bugün üniversiteyi bitirdi. Yurda verilseydi o çocuğun kaderi çok farklı olurdu. Bugün toplantımızda biraz sonra tecrübelerini aktaracak olan koruyucu ailemizin aldığı çocuk da alkolik bir anneden yeni doğmuş bir bebekti ve doktorlar yaşayamaz diyorlardı. Şu an o çocuk 7 yaşına geldi ve sağlıklı bir şekilde büyüyor. Bu örneklerden yola çıkarak koruyucu ailelik her STK’nın gündeminde olmalıdır. Almanya’da 2600 camimiz varsa her camide en az bir tane koruyucu aile olmalıdır. Sadece sofranıza bir tabak daha fazla koyacaksınız. 28.‘sini yaptığımız bu toplantımıza yeni bir boyut katmak istiyoruz. Vasilik konusu. Bugün Almanya’nın gençlik dairelerinde vasilik konusu da sıkıntılı bir konudur. Bir vasiye bazen 50’den fazla çocuk düşmektedir. Bu durumda çocuklarla gerektiği gibi ilgilenilememektedir. Bugün nasıl vasi olunabileceği konusu da anlatılacaktır.”

Almanya’da koruyucu aile olmanın şartlarını Aile Ataşeliği pedagoglarından Sabri Aydın anlattı. Aydın, koruyucu aile olmanın zor bir süreç olmadığını, aranan en önemli üç şartın, bağımsız bir maddi gelirin olması, evin yeteri derecede büyük olması ve ebeveynlerden birisinin Almanca bilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca koruyucu aile olmak için evli olma şartının olmadığını, tek ebeveynli ailelerin de hatta bekarların bile koruyucu aile olabileceklerini ifade etti. Bu şartların bugün yerinde olmaması durumunda gelecekte bu şartların yerine gelebileceğini hatırlatan Aydın, koruyucu aile olmak isteyen aileleri sürecin başından sonuna kadar desteklediklerini ifade etti.

Koruyucu aile sunumundan sonra vasilik konusunu anlatmak üzere Umut Yıldızı Derneği Başkanı Gülsüm Kunt söz aldı. Kunt, kendisinin de vasilik yaptığını belirtti. Türk çocuklarına sahip çıkmak isteyenlerin koruyucu aile olamıyorlarsa en azından vasi olabileceklerini dile getiren Kunt, vasinin çocukla ilgili bütün yetkilere sahip olduğunu, dolayısıyla çocuğun hangi aileye verileceğine de vasinin karar verdiğini hatırlattı.

Vasiliğin (Vormundschaft) ne demek olduğunu ve hangi şartlarda insanların vasi olabileceği konusunu ayrıntılı bir şekilde Umut Yıldızı Derneği İkinci Başkanı İsmail Oral slaytlar eşliğinde anlattı.