AB’nin açıkladığı iklim koruma programı ve Alman devletinin müflis tur operatörü Thomas Cook mağdurlarının zararlarını tazmin etme kararı, Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen‘ın, 2050 yılına kadar Avrupa Birliği’nde sera gazı salınımının sıfırlanmasını öngören kapsamlı iklim koruma paketi geniş yankı uyandırdı. “Yeşil Sözleşme” Avrupa’nın çevre teknolojileri ve çevre sanayisinde dünyada öncü hale gelmesini öngörüyor.

Neue Osnabrücker Zeitung, planın yeni fırsatları ve riskleri beraberinde getirdiğini belirtiyor:

“Ursula von der Leyen’ın AB’de sera gazı salınımının 2050’ye kadar sıfırlanması planı oldukça iddialı ve büyük fırsatların yanında çok büyük riskleri de barındırıyor. Başta hâlâ fosil yakıtlara dayanan, yenilenebilir enerjilere geçmemiş ülkeler olmak üzere çok büyük bir dönüşüm gerekiyor. Eş zamanlı olarak ekolojik dönüşümün istihdama mal olmaması, aksine istihdam yaratması ve ekonomik büyümeyi teşvik etmesi öngörülüyor. En belirleyici konu, küresel rekabet gücünü korumada başarılı olunup olunmayacağı. Buna rağmen AB Komisyonunun ‘Yeşil Sözleşme’si çok büyük bir değişim fırsatını beraberinde getiriyor. Teknolojik yeniliklerin güçlü bir şekilde teşvik edilmesi planı sadece iklim ve çevre korumaya yarar sağlamayacak, aynı zamanda dünya çapında pazarlanabilecek pek çok yeni ürün ve hizmeti beraberinde getirecektir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung‘un yorumu ise şöyle:

“AB, iddialı hedeflerle iklim koruma alanında yeniden önder hale gelmek istiyor. Ama aynı zamanda kimsenin de gölgede kalmaması gerekiyor. Örneğin oluşturulacak geçiş dönemi fonuyla değişimden en çok etkilenecek bölge ve branşların desteklenmesi öngörülüyor.Belirleyici soru, planların nasıl hayata geçirileceği. Yeşil Sözleşme bu açıdan muğlak kalıyor. İklim korumayla ekonomik büyümenin nasıl bir araya geleceği sorusuna somut yanıtlar yok. Yanıtların çeşitli seçeneklerin sonuçları ve maliyetlerin titizlikle incelenmesi sonrası önümüzdeki yıl ve ondan sonraki yıl verilmesi öngörülüyor. Yeşil Sözleşme  şimdilik daha ziyade bir vaatten ibaret. Von der Leyen‘in bu vaadi yerine getirip getiremeyeceği sadece kendi elinde olan bir şey değil. Özellikle üye devletlerin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Top yine de Komisyon Başkanında. Büyük beklentileri yaratan kendisi.”

İngiliz tur operatörü Thomas Cook’un Eylül ayında iflasını ilan etmesi sonrasında yaşanan mağduriyetler sürüyor. Alman hükümeti, Thomas Cook müşterilerinin sigorta kapsamı dışında kalan zararlarını tazmin etme kararı aldı. Bu karar Alman basınında eleştirel yorumlara neden oldu.

Hannoversche Allgemeine Zeitung‘un yorumu şöyle:

“Rezaletin büyümesini önlemek için hemencecik kesenin ağzını açmak… Alman hükümetinin Thomas Cook konusunda yaptığı tam da bu gibi görünüyor. Bakanlar Kurulu şaşırtıcı bir hızla müflis tur operatörünün müşterilerine mali yardım kararı aldı. Üç haneli milyonlar söz konusu. Arkasında ise hükümetin topyekûn beceriksizliği var. Hukukçular yıllardır, tur operatörü başına 110 milyon euroluk sigorta ödemesinin, büyük bir şirketin iflası durumunda yeterli olmayacağı uyarısında bulunuyor. Şimdi siyasi beceriksizliğin bedelini yüz milyonlarca euroyla vergi mükellefleri ödüyor.”

Der Tagesspiegel‘in yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Aradaki farkı devletin ödemesi insani bir eylem değil, devletin beceriksizliğinin telafisidir. Çünkü hükümetin asıl yapması gereken, iflas durumunda müşterilerin tamamen sigorta korumasına alınmasını sağlamaktı. Bunun yerine sigorta şirketi Zurich’in azami 110 milyon ödemesi şeklinde bir düzenlemeye izin verildi. Avukatlardan dava açma tehditleri geldi. Bunu önlemek için de devlet şimdi devreye giriyor. Bu mağdurlar için iyi bir haber olsa da tabloyu çarpıtıyor. Çünkü şimdi tur operatörleri ve sigortanın tasarruf ettiği, hükümetin de çarçur ettiği miktar vergi mükelleflerinin üzerine binecek.”

DW