Alman basınındaki yorumlarda Rusya Devlet Başkanı Putin’in anayasa değişikliği önerisi ve hükümetin beklenmedik istifası öne çıkıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in parlamentonun yetkilerinin artırılmasını öngören anayasa değişikliği önerisini açıklamasından kısa bir süre sonra Başbakan Dimitri Medvedev ve kabine üyeleri beklenmedik bir şekilde istifa etti. Frankfurter Rundschau, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal duruma dikkat çekiyor.

“Rusya’da Başbakan Medvedev liderliğindeki hükümet, Devlet Başkanı Putin’in Çarşamba günü anayasa değişikliğini gündeme getirmesinin ardından istifa etti. Bu aceleci itaatkârlık, hükümetin zayıflığının ya da Devlet Başkanı’nın ne kadar güçlü olduğunun açık bir göstergesi. Görevde iki yılı bile doldurmayan bir hükümetin neden şimdi istifa ettiği henüz belirsiz. Ancak ekonomik krizin yaşandığı ülkede düzenlenen protesto gösterileri, toplumun stres altında olduğunu, ülkeden göç etmeye istekli olanların sayısının 18 ile 24 yaş grubunda şimdiye kadar görülmediği kadar yüksek (yüzde 50’inin üzerinde) olduğunu gösteriyor. Ülkenin içinde bulunduğu durumdan Putin’in de memnun olduğu söylenemez. Ülkede krizin tırmanmasına yol açan siyasi sistemden onun sorumlu olması ise şimdi arka planda kalıyor.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesindeki yorumda, Putin’in 2024 yılında görevini bıraktıktan sonra da iktidarını korumayı hedeflediği görüşü savunuluyor.

“Putin, Rusya’nın siyasi sistemini öyle değiştirmek istiyor ki, devlet başkanı olmadığı zaman da ülkeyi kontrol etmeye devam etsin. Bu nedenle de, 2024 yılında görevi bıraktığı zaman, devlet başkanlığının önemli yetkilerini korumak istiyor gibi görünüyor. Aslında yakınındaki isimlerden Dimitri Medvedev hiç de kötü bir halef olmazdı. Dikkat çekmeyen, ama yarı liberal, Batılılar için rahat bir muhatap. Şimdi Medvedev kenara itiliyor. Vladimir Putin dört yıl sonra Kremlin’e veda ettiğinde, başbakanın kim olacağı tamamen belirsiz. Kesin olan sadece bir şey var: Putin Rusya’nın en güçlü adamı olarak kalacak.”

Pforzheimer Zeitung‘da da aynı konu işleniyor.

“Yılbaşı tatilinden kısa bir süre sonra Vladimir Putin güçlü bir vuruş ile geri döndü: Anayasada değişiklik yapmak istiyor. Kahve falı bakar gibi tahminler de şimdiden başladı. Putin’e eleştirel bakanlar, Kremlin şefinin sonsuza kadar görevde kalmak istediğini söylüyor. Daha büyük ihtimal ise şu: Putin, anayasa değişikliği ile görevi bırakacak olmasına hazırlık yapıyor ve müstakbel devlet başkanı için yeni oyun kuralları belirliyor, halefinin daha düşük profilde yönetmesini istiyor. Buna karşılık parlamento daha fazla güç sahibi olacak. Demokratik mi? Pek değil. Bu adım, ipleri elinde bulunduran Putin’e nüfuzunu artırma imkanı veriyor. Zira Putin yanlısı Birleşik Rusya partisi Duma’da mutlak çoğunluğa sahip bulunuyor.”

Stuttgarter Nachrichten gazetesi de aynı konuyu ele alıyor.

“Kremlin’in mesajı ‘yeni bir başlangıca cesaretimiz var’ oldu. Ama bu riyakarca yapılan bir yeni başlangıç. Vladimir  Putin’in ayrıntılı bir şekilde anlattığı devletteki yeniden yapılanmanın halka da sorulması öngörülüyor. Bunun hangi şekilde olacağı konusunda Devlet Başkanı susuyor. Zaten burada söz konusu olan bu da değil. Söz konusu olan yönetimde söz sahibi olma, ifade özgürlüğü, herkesin ciddiye alınması gibi güzel sözler. Putin’in bütün bunlarda ne kadar ciddi olduğunu ise hızlıca gelen ve organize edildiği belli olan hükümetin istifası gösterdi.”

DW