Koronavirüs sebebiyle Çin’de yavaşlayan ekonomik aktivitenin, Avro Bölgesi ekonomilerini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Büyüme konusunda son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçen ve istenilen hızda performans gösteremeyen Avro Bölgesi’nin, koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle en önemli ticaret ortaklarından olan Çin’deki salgından en fazla etkilenen ekonomilerden olması öngörülüyor.

Özellikle ihracat bazlı üretim yapan Almanya başta olmak üzere, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın bölge ülkelerinin imalat sektöründeki daralmayı derinleştirebileceği endişesi giderek artıyor.

Almanya’da, geçen ay Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) Ekonomik Güven Endeksi, 26,7 ile 2015’ten bu yana en yüksek seviyesine çıksa da bu ay beklentilerin oldukça üzerinde gerileyerek 8,7 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ZEW cari durum endeksi de eksi 9,50’den eksi 15,7 seviyesine geriledi.

Geçen hafta yayımlanan Avro Bölgesi aralık ayı sanayi üretimi verilerinde, aylık bazda yüzde 2,1, yıllık bazda ise yüzde 4,1’lik gerileme kaydedilmişti.

Almanya’da aralıkta sanayi üretimi aylık bazda beklentilerin üzerinde azalarak yüzde 3,5, yıllık bazda ise yüzde 6,8 gerilemişti. Avro Bölgesi, 2019’un son çeyreğinde beklentilerin altında kalarak yüzde 0,9 ile son 7 yılın en düşük büyümesini kaydederken, Almanya, beklentilerin hafif üzerinde yüzde 0,3 büyümüştü.

Analistler, cuma günü açıklanacak hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeklerinin (PMI) Avro Bölgesi ekonomilerine ilişkin daha net bir resim ortaya koyacağını belirtti.

Koronavirüsün bölge ekonomilerine olası etkisi ve beklenenden kötü bir seyir izleyen makroekonomik veri akışına paralel avro/dolar paritesi de 1,0786 ile yaklaşık 3 yılın en düşük seviyesine geriledi.

AB ile Çin arasındaki ticaret hacmi

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Avrupa Birliği (AB) ekonomilerinin 2019’da Çin ile yaptığı mal ticareti yaklaşık 476 milyar avro seviyesinde gerçekleşirken, bu rakam, Çin’i birlik dışından en büyük ikinci ticari ortak konumuna getiriyor. Çin’in AB ülkelerine ihracatı 297 milyar avro iken, bu ülkelerden ithalatı yaklaşık 179 milyar avro oldu.

Almanya, AB ülkeleri içinde Çin ile en fazla ticaret hacmine sahip ülke konumunu sürdürüyor. Çin ile Alman ekonomisinin toplam ticaret hacmi 2019’da 173 milyar avroluk bir büyüklüğe ulaştı. Çin, Almanya’dan ithal ettiği 96 milyar avroluk mal ile Almanya’nın en büyük üçüncü pazarı konumunda bulunuyor.

Analistler, Çin’de son dönemde yaşanan yavaşlamanın Alman ekonomisini de olumsuz etkilemesini beklediklerini ifade etti.

Fransa ile Çin arasındaki ticaret hacmi, 2019’da 52 milyar avro seviyesinde gerçekleşirken, Fransa’nın Çin’e ihracatı 21 milyar avro oldu.

ECB’den aksiyon beklentileri yükseldi

Yatırımcıların diğer bir gündem maddesini de Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı olası adımlar oluşturuyor.

Analistler, salgın öncesi ECB’nin 2020’de faiz indirimine gitme ihtimalinin yüzde 80 olduğunu belirterek, indirimin yılın son toplantısında yapılmasının fiyatlandığını ancak salgın sonrası beklentilerin önemli ölçüde öne çekildiğini kaydetti.

Piyasalarda ECB’nin en geç eylül ayında faiz indirimine gitme ihtimaline kesin gözüyle bakıldığını ifade eden analistler, ECB’nin devam eden parasal genişlemesinin salgının Avro Bölgesi ekonomileri üzerindeki etkisini ne derecede önleyebileceğinin ise tartışıldığını söyledi.

Analistler, ECB’nin, tahvil alım programıyla halihazırda bölgeye elindeki likiditenin çoğunu sağladığını, AB ekonomilerinin maliye politikalarıyla desteklenmesi isteğinin gündeme gelebileceğini aktardı.

ECB’nin bir sonraki toplantısında “güvercin” mesajlar ve politika faizinde indirime yönelik ipuçları vermesi olasılığının arttığını vurgulayan analistler, salgının aşağı yönlü etkilerinin tahvil piyasasında da fiyatlandığına dikkati çekti.

Alman 10 yıllık tahvil faizleri, 3 Şubat’ta yüzde eksi 0,447 seviyesine gerileyerek Ekim 2019’dan bu yana en düşük seviyesini test etmişti. Benzer şekilde hareket eden Fransız 10 yıllık tahvilleri de yüzde eksi 0,167 getiri ile son 5 ayın en düşük seviyesinde bulunuyor.

AA