Uluslararası alanda mültecilere yönelik araştırmalar yapan Belfast Queen’s Üniversitesi Antropoloji ve Etnomüzikoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Evropi Chatzipanagiotidou, Senatör J. Mitchell Küresel Barış, Güvenlik ve Adalet Enstitüsü ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin British Academy desteğiyle yürüttüğü “Türkiye’de Sosyal Girişimcilik, Mülteciler ve Sosyal Dönüşüm” konulu proje kapsamında, Suriyeli mülteci sanatçılarla ilgili araştırmalar yapıyor.

Araştırma süresince şimdiye kadar görüştüğü mülteci sanatçılarla yaptığı mülakatlarda elde ettiği verileri AA muhabiriyle paylaşan Chatzipanagiotidou, mültecilerin tek bir kategori altında bulunmadığının altını çizdi.

“Suriyeli sanatçılar bu imajı değiştirmek istiyor”

Suriyeli sanatçıların medyaya genel olarak yansıyan mülteci imajından daha farklı bir porte çizmek istediğini söyleyen Chatzipanagiotidou, sanatın mültecilerin sesini duyurma açısından önemli olduğunu ancak bazı sanatçıların, eserlerinin, mülteci olmalarına bağlı ele alınmasından rahatsız olduklarını anlattı.

Chatzipanagiotidou, “Suriyeli sanatçılar için durum şöyle ilerliyor: Göç ettiklerinde bir yandan kendi meslekleri için araştırma yapıyorlar, diğer yandan da yaşamlarını sürdürmeliler. Medyada temsil edilen mülteci görüntülerine bakarsak, bunlar genellikle acı çeken, kayıplar yaşayan, travma içerisinde olan ve durumu iyileşmeyen kişiler. Suriyeli mülteci sanatçılar, sürekli kayıplar ve savaşla anılan mülteci imajından daha farklı bir şeyler yapmak istiyorlar, bu imajı değiştirmek istiyorlar. İnsanlarla iletişime geçip uluslararası alanda sanatlarını sürdürmek istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Suriyeli sanatçılar ‘Türkiye bize alan veriyor’ diyor”

Suriyeli mülteci sanatçıların dünyanın diğer ülkelerindeki sergilere katılmak istediğini vurgulayan Chatzipanagiotidou, Türkiye’nin elinden geldiğince onlara yardımcı olduğunu söylediklerini aktardı. Chatzipanagiotidou, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırma kapsamında konuştuğumuz Suriyeli sanatçılar, Türkiye’de sanat alanında yaratıcılık açısından kendilerine bir alan bulduklarını söylüyor. Görüştüğümüz çoğu sanatçının açıkça söylediği şu oldu: ‘Sanatlarımızı geliştirmek ve sürdürebilmek için Türkiye bize bir alan veriyor ve imkan tanıyor.’ Suriye’deki mevcut durumdan ve koşullardan ötürü bulamadıkları ortamı Türkiye’de bulduklarını dile getiriyorlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var, o da Suriyeli sanatçılara gelen talepler. Bu talepler, genellikle Suriyeli mültecilerle ilgili bir şeyler üretmeleri yönünde oluyor. Fakat bu durum onları geriye götürmek demek oluyor ki bu da onların istemediği bir şey.”

Mülteci sanatının eserlere yansımasının empatiye katkıda bulunabilecek bir durum olduğunu ancak sanatsal üretim noktasında sanatçıya serbest bir hareket alanı bırakmak gerektiğini ifade eden Chatzipanagiotidou, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her nerede ve ne zaman olursa olsun, STK’lar, uluslararası fon sağlayıcılar, akademisyenler, siyasetçiler, sanatla ilgilenenler, şunu sormalıyız: ‘Nereye bakıyoruz, ne talep ediyoruz? Niçin mülteci sanatını tüketmek istiyoruz?’ Bu konuda kesinlikle daha kritik düşünmeliyiz. Sanat alanında girişimde bulunmak isteyenlere biz istediği özgürlük alanını tanımalıyız. Ne yapmak istediklerine kendileri karar vermeli.”

AA