Bir taraftan çocuk doktoru olarak görev yaparken öte yandan unutulmaz şiirleri kaleme alan Kansu, vefatının 42. yılında anılıyor.

“Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum/Bütün çiçeklerini getirin buraya,/Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,/Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer/Bütün köy çocuklarını getirin buraya,” gibi unutulmaz dizelere imza atan şair, yazar ve doktor Ceyhun Atuf Kansu, ölümünün 42’nci yılında sevenleri tarafından yad ediliyor.

Erzurum milletvekili olarak mecliste görev alan siyasetçi Nafi Atuf Kansu ile eğitimci Müfdale Hanım’ın çocuğu olan Kansu, 7 Aralık 1919’da Bostancı’da dünyaya geldi.

Küçük yaşta annesini kaybeden şair, 1921’de babasıyla Ankara’ya gitti.

Ankara Necatibey İlkokulu’nu 1932’de, Ankara Gazi Lisesi’ni ise 1938’de bitiren Kansu’nun ilk şiiri, lisede arkadaşlarıyla beraber çıkardığı “Filiz” adlı okul dergisinde, 15 Ocak 1938’de yayımlandı.

Ceyhun Atuf Kansu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Numune Hastanesi’nde çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalıştı.

Şiirlerinde halk söyleyişlerinden faydalandı

Halk dilinden ve söyleyişlerinden geniş biçimde yararlanarak, halkın özlem, sevinç, acı ve yaşama savaşını coşkulu bir biçimde dile getiren şair, tıp öğrenimi sırasında doğa, çocuk ve yurt sevgisini işlediği “Bir Çocuk Bahçesi’nde” ve “Bağbozumu Sofrası” adlı şiir kitaplarını yayımladı.

Kansu, Ankara Numune Hastanesinde çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalışırken bir yandan da Altındağ Mahallesi’nde açtığı bir poliklinikte gecekondu mahallesi çocuklarına sağlık hizmeti götürmeye çalıştı.

İlk eserlerini hece vezniyle ve halk şiiri etkisiyle kaleme alan Kansu, “Garip” akımına yakın bir anlayışı benimsedi.

Başarılı şair, Orhan Veli etkisindeki bu dönemin ardından “toplumcu” anlayışla şiirler yazdı.

Ceyhun Atuf Kansu, şiirden beklenene ve neyin ele alınması gerektiğine ilişkin yaptığı bir açıklamada, şu ifadelere yer vermişti:

“Şiir, insan olarak bireyin, kişisel birikimini sözcüklerle topluma taşıyan bir sanattır. Şiirden beklenen, bireylerle arasındaki duygu, duyarlık iletişimini sağlaması, bireyden gelen duyarlık birikimini bildiriye, herkesi ortak etmesidir. Şiir bu ortak duyarlıkta, bireyin tarih içindeki yerini, davranışını, tutumunu, bakış açısını anlatmalıdır. Bu, bireyle birlikte yaşanan bir toplum-tarih kesitini anlatmak, çağı anlatmak demektir.”

Ankara Radyosunda yaptığı konuşmalarla tanındı

Şair ve yazar Kansu’nun, Turhal Şeker Fabrikası’nda çocuk doktoru olarak görev yaptığı 11 yıllık dönemde, “Yanık Hava”, “Haziran Defteri” ve “Yurdumdan” isimli kitapları yayımlandı. “Bağımsızlık Gülü” adlı eseriyle 1965-1966 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazanan Kansu, “Sakarya Meydan Savaşı” kitabıyla da 1970-1971 Behçet Kemal Çağlar Ödülü’nü aldı.

Turhal’dan sonra sırasıyla Ankara ve Etimesgut şeker fabrikalarında doktor olarak görev yapan Kansu, 1959’da Ankara Radyosunda yaptığı Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal ve Türk dili konuları üzerine konuşmalarıyla tanındı.

Kansu, Etimesgut Şeker Fabrikası’nda görev yaparken kalp yetmezliği sonucu 17 Mart 1978’de yaşamını yitirdi. Şairin ailesi tarafından 1986’dan beri her yıl “Ceyhun Atıf Kansu Şiir Ödülü” düzenleniyor.

“İçinde her zaman bir ‘Andersen Masalı’ yaşatarak yazmıştır şiirlerini”

Yazar, şair ve araştırmacı Sadık Vecihi Timuroğlu, Kansu ile ilgili yaptığı bir değerlendirmede, onun 1951’den sonra şiirine yeni bir boyut kazandırdığına dikkati çekerek, “‘Bir Kasabadan Resimler’le yeni bir edebi bölge aradığını görüyoruz. Bir kasabayı, doğası, insan ilişkileri, yaşayışı, sorunları ve serüvenleriyle anlatmaya çalışır. İçinde her zaman bir ‘Andersen Masalı’ yaşatarak yazmıştır şiirlerini.” ifadelerini kullanmıştı.

Yazar, şair Hüseyin Atabaş ise Kansu’nun şiirlerinin doğallığına işaret ederek, şunları kaydetmişti:

“Ceyhun Atuf Kansu’yu okuyan biz insanlar, ağaçtaki kuş, topraktaki karınca ve çiçek, sudaki balık, onun söylediklerinde kendimizi buluruz. O her zaman bilinçlidir. Somut anlamları vardır her eyleminin. Her davranışı sağlam bir düşünceye dayanır. Onunla biz, bir bütünün parçalarıyız, bütün bir doğanın ve doğallığın.”

Eserleri

Şiir: “Bir Çocuk Bahçesinde”, “Bağbozumu Sofrası”, “Çocuklar Gemisi”, “Yanık Hava”, “Haziran Defteri”, “Yurdumdan”, “Bağımsızlık Gülü”, “Sakarya Meydan Savaşı”, “Buğday, Kadın, Gül ve Gökyüzü”, “Devrimcinin Takvimi”

Düz yazı: “Ya Bağımsızlık Ya Ölüm”, “Köy Öğretmenine Mektuplar”, “Tonguç’un Kitapları”, “Atatürkçü Olmak”, “Atatürk ve Kurtuluş Savaşı”, “Balım Kız Dalım Oğul”, “Halk Önderi Atatürk”, “Cumhuriyet Ağacı”, “Sevgi Elması”, “Cumhuriyet Bayrağı Altında”

Hekimlikle ilgili kitapları: “Turhal Dolaylarında Çocuk Bakımı”, “Anneler Soruyorlar”, “Kasabalar ve Köylerde Çocuk Bakımı”

Çocuk kitapları: “İyi İnsan Mehmet Ali” ve “Üvey Ana”

AA